Lozan’da Maddi Kayıplar


Lozan’da maddi kayıplara toprak bütünlüğü olarak  baktığımızda Batum,Batı Trakya,Adalar,Kıbrıs,Hatay,Halep ve Musul’u görürüz.Tüm bu araziler Misak-ı Milli sınırları içerisindeydi.Yine bunların yanı sıra Harp tazminatı,Osmanlı borçlarının adaletsizlik dağılması gibi birçok hususta maddi kayıp olarak değerlendirilebilir.

Şimdi maddi kayıpları konuşalım.

Batum

Batum 93 harbinden sonra imzalanan Berlin Antlaşmasıyla Ruslara verilmiştir. Daha sonra cereyan eden 1.Dünya Harbinden sonra Rusya’da çıkan ihtilal neticesinde Brest-Litovsk Antlaşmasıyla bize geri verilmiştir. Bu bakımdan Mondros’um imzalandığı tarih yani 30 Ekim 1918 de Batum Misak-ı Milli sınırları içerisindeydi.Fakat Ruslarla 1921 de imzaladığımız  1.İnönü Savaşı sonundaki Moskova antlaşmasıyla Batum tekrardan Ruslara verilmiştir.Lozan’da da ne yazık ki talep bile edilmemiştir.Ve böylece Misak-ı Milli’den ilk taviz verilmiş oldu.

Batı Trakya

Batı Trakya’nın Misak-ı Milliye dahil olduğu apaçık bir gerçektir.Bunun ispatı Batı Trakya’da (129.118 Türk, 33.904 Rum, 26.266 Bulgar, 1480 Yahudi, 923 Ermeni’nin yaşadığı), nüfusun %76.5’ini Türk, %23.5’ni diğer unsurların teşkil ettiği görülmektedir.Buradan da anlaşılacağı üzere Türk nufusunun çoğunlukla bulunduğu bölgeler Misak-ı Milli’ye göre bize katılmalıydı.Fakat Türk heyeti Lozan’da burayı talep bile etmemiştir.

Adalar

Adalar meselesi Lozan’da görüşülen birçok husus içerisindeki belki de en vahim en acı verici durumdur.Öyle ki Ege’den bağırdığımızda kendi sesimizi duyabileceğimiz birçok adayı Lozan’da dava dahi etmeden bırakılmasına razı olmuşuz.

Peki süreç nasıl işledi ona bakalım.

1911 Trablusgarb Harbi çıktığı zaman İtalyanlar Trablusgarb’ı işgal etmişlerdi.Bizler ise ileride çıkabilecek olan Balkan Harbi zuhur edince İtalyanlarla anlaşıp Uşi antlaşmasını imzaladık.Antlaşmaya göre Trablusgarb’ı İtalyanlarla bırakıyoruz,onlar da adaları bize geri iade ediyorlardı.Fakat İtalyanlar Balkan harbinde adların Yunanlıların eline geçmesinden korktuklarında harb bitene kadar ellerinde emaneten kalmıştır.Uşi antlaşmasında da bu hususta ”geçici olarak” sözü bunu doğrulamaktadır.Fakat Balkan harbi sonrasında 1.Dünya Harbi de zuhur edince adaların bize iadesi gecikmişti. Demek oluyor ki,bunları Lozan’da bütünüyle dava etmek gerekiyordu.Çünkü hukuken bize ait olduğunu herkes biliyordu.Fakat fiilen böyle olmadı.Ne yazık ki , Türk Heyeti bu konuda çok büyük tavizler vererek adaları elimizden kaçırmıştır. Çok üzücü.

Acaba gerçekten Lozan’a giden Türk heyeti için  doğru isimlermi seçilmişti?Acaba gerçek anlamda bir hazırlık yapmadan mı o Kurt devletlerin karşısına çıkmıştık ? Bu da başka bi tartışma konusu.

Bu noktada Lozan katılımcılarından  Dr.Rıza Nur’un Cumhuriyetin ilk yıllarında yasaklanan hatıralarında geçen şu cümlelere göz atalım. ” Adalar Anadolu’ya tecavüz için mükemmel bir üs olabilir.Türkiye’nin buraları alıp muhafaza etmesi büyük masraflar ister.Yapabileceğimiz şey Çanakkale Boğazına yakın birkaç adayı alıp öbür taraflara uğraşmaya değmez bırakmaktır.” İşte bu söz aslında bizim  Lozan’daki birçok hususa bakış açımızı ortaya koymaktadır.

Kıbrıs

93 Harbinden sonra imzaladığımız Berlin Antlaşmasında ,Rusların güçlenmesinden korkan İngiltere’ye bir iyilik maksadıyla Kıbrıs’ı verdik.Kıbrıs , İngiltere’nin Hindistan yolunun güvenliği çok çok önemliydi.İngiltere, Rusların başta batum olmak üzere Elviye-i  Selase’yi  (Kars,Ardahan,Batum)u bize iade ettikleri takdirde onlarda Kıbrıs’ın güvenliği sağlandıktan sonra Kıbrıs’ı iade edeceklerdi.

Fakat İttihatçılar’ın yanlış politikaları sonucunda 1.Dünya Harbinde Almanlar’ın yanında yer alınca İngilizler Kıbrıs’ı işgal ettiğini ilan ettiler.Lozan zabıtlarında da anlaşılacağı üzere Türk heyeti bu konuyu gündeme dahi getirmemişler ve durumu kabul etmişlerdir.

Antakya

Mondros Antlaşması imzalandığında Antakya henüz işgal edilmemişti.1921 yılında Fransızlarla imzaladığımız Ankara Antlaşmasında Antakya’yı Fransızlara vermiştik.Lozanda da Misak-ı Milli’ye dahil olan Antakyadan umut kesilmişti.

Halep

Mondros imzalandığında ordumuz Halep’in 40 km güneyindeydi.Buradan da anlaşılacağı üzere Halep Misak-ı Milli’ye dahildi.Lozan katılımcılarımızdan birinin hatıralarında yazan şu cümleler Halep’in kaybedilişi hakkında fikir veriyor: -Musul konusunda İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Gurzon vermemeye ok ısrarlıydı ve bizimde ısrarımızı görünce şöyle bir teklifte bulundu.”Aman Musul da Musul , size halebi verelim işte.” Biz ise çoğunluğu Araplardan oluşan bu bölgeyi reddettik.Zaten başımıza ne geldiyse Araplardan gelmedi mi .-

Halep’ide bu şekilde dava etmeden kaybetmiş olduk.

Ve Musul

Öyle bir arazi ki üzerine ne söylense ne yazılsa az gelir.Burada Türk Heyetinin ısrarcı tavırlarını takdir etmemek mümkün değil.Hakikaten bu meselede Türk Heyeti şartlarını bir hayli zorlayıp oranın anavatana katılması yolunda çok ısrarcı olmuşlardır.Çünkü büyük bir petrol rezervi orada yatıyordu.İnsan düşünmeden edemiyor.Keşke buraya olan ısrarın 100’de 1’i diğer bölgeler içinde dava edilseydi sonuç böyle olur muydu?

Gelelim Sürece…

Musul 2 kasım 1918 tarihinde İngilizler tarafından işgal edilmiştir.Bu tarihten de anlaşılacağı üzere Musul alenen Misak-ı Milli’ye dahildi.İlk işgal edilen yerde zaten burasıdır.Öyle bir araziyi kim istemez ki.Görüşmeler çok çetin geçmiştir. Hatta diğer meselelerde bu denli ısrarcı olmayan Türk Heyeti,Lord Gurzon’u bile şaşırtmıştır.Lozan’da Görüşmelerden sonuç alınamayacağının anlaşılması üzerine bu konunun Türkiye ile İngiltere arasında 9 aylık bir ikili görüşmeyle karara bağlanacağı esas alınmıştır.Görüşmeler bitmiş fakat iki tarafta bu verimli araziden vazgeçmeye yanaşmıyordu.Peki kararı kim verecek.Tabiki İngiltere’nin başını çektiği bugün ki adıyla Birleşmiş Milletler olan ”Cemiyet-i Akvam”.Pek tabiki buradan lehimize bir karar çıkması beklenemezdi ve de öyle oldu.Musul ,İngiliz mandasında ki Irak’a  bırakıldı.Bizlerde zafer denilen bu Antlaşmada bir başka  önemli araziyide kaybetmiş olduk.Bize bu meseleden kalan ise 25 sene boyunca Musul’daki petrol gelirlerinden %10 verilmesiydi.Acaba bu da alınmış mıydı?


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

74
3 shares, 74 points

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir?

Şaşkın Şaşkın
7
Şaşkın
Duygusal Duygusal
6
Duygusal
Sevimli Sevimli
5
Sevimli
Tiksinç Tiksinç
4
Tiksinç
Berbat Berbat
4
Berbat
Muhteşem Muhteşem
5
Muhteşem
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
4
İlginç
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
hate hate
2
hate
confused confused
6
confused
fail fail
4
fail
fun fun
4
fun
geeky geeky
3
geeky
love love
1
love
lol lol
2
lol
win win
5
win

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir