Türk Beklenilendir.Türk Vefalıdır.


Türk Beklenilendir.Türk Vefalıdır.

Tarih ulu bir çınar ise bu çınarın en sağlam en köklü dalını Türkler oluşturmaktadır.Öyle ki hiçbir medeniyet Türklere dokunmadan kendi tarihlerini yazamaz.Şöyle bir hafızamıza zorladığımızda bundan 500-600 sene öncesine gittiğimizde Amerika diye bir devlet göremeyiz.1000 sene öncesine gittiğimizde bir İngiltere bir Fransa bir Almanya göremeyiz.Ama bundan 4000-5000 yıl öncesine gittiğimizde Türk diye bir devlet görürüz.

Bu millet her zaman için Tarihin en kadim milleti olmuştur.Hz.Nuh un Yafes oğlundan türeyip gelen Türkler, daha Orta Asya nın bozkırlarında göçebe olarak yaşarken birçok fethe nail olup başarı kazanmışlardır.Bu millet asırlar öncesinde daha orta asya bozkırlarındayken Çin seddini yaptırmış,Roma imparatorluğunu paramparça hale getirmiş dahası islamla şereflendikten sonrada Allahın izni ve iradesiyle birçok zaferlere şahit olmuştur.

Yeri gelmiş fethettiği yerlerdeki gayrimüslim halka adaletle muamele etmiş yeri gelmiş avrupanın zulmünden kaçan yahudilere kucak açmıştır.Asırlar sonrada yine  bugün bu millet , zulme karşı duran mağdur , mazlum halkların yanında olmuştur.Hani başlığımızda da demişiz ya Türk vefalıdır.Hakikaten Öyle.Türk sancağının gölgesi o kadar büyük ki tarih bize bu rolü layıkıyla yerine getirdiğimize şahit olmuş ve yine bize aynı rolle imtihan etmiştir.Bu durum hep böyle olmuştur ve böyle olacaktır.Bu kaderin bize sunduğu bir ayrıcalıktır.

”Ayrıcalık mı ? Ne ayrıcalığı ?Bize ne onlardan ?” diyen insanlarla muhakkak karşılaşacağızdır.Onlara verebileceğimiz en basit tepki ”Sen mayanı bilmiyosun ki kardeş ”olmalıdır.

Gerçekten ayrıcalık mı dersiniz. 3 buçuk asır Selçuklu,6 buçuk asır Osmanlı tam 1000 yıl dünyanın süper gücü olan bu millet sizcede ayrıcalıklı değil midir?Pek tabiki bu rol bizlere bazı şeyleri yapmakla mükellef olduğumuzu gösterir.

Cenab-ı hak ;  Bakara Suresinde ” Allah kimseyi gücünün yettiğinden başkasıyla mükellef kılmaz (sorumlu tutmaz).” buyuruyor.

Bu ayetten iki şey anlamamız gerek.İlk olarak ayette apaçık belirtildiği gibi gücünün yetmediği şeyden mükellef değilsin.İkinci anlam ise demek ki yaradan gücünün yettiğiylede kulunu meükellef kılıyor.Bizde Türkiye olarak gücümüz yettiği şeylerden mükellefiz. Çünkü tarih bizi oraya çağırıyor. O yüzden sokakta bir Suriyeli veya Yabancı bir mazlum gördüğümüzde yüzümüzü ekşitmemeli elimizden geldiğince onlara yardım etmeliyiz.Hiç olmazsa sadece bir tebessüm etmekle bile  bu sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz.

Kader demişken , hadi biraz geçmişe gidelim .

Kader Perspektifinden Türklerin Gelişimi

Biz Türkler daha islamla şereflenmeden evvel orta asyanın bozkırlarındayken nerede bi savaş nerede bi kavga hep ordaymışlar.Öyle ki domuz avlarken bile bize birçok savaş kazandıran turan taktiğini daha oralarda keşfetmişler.Adeta bir güç bir irade  bu milleti savaşa, harbe hazırlıyormuşcasına  yüzyıllar evvelinden idman yaptırıyordu. gibi.Çünkü kader  bu millete islamın sancaktarlığını verecek ve İlah-ı kelimetullah yolunda en büyük cihadlara imza attıracaktı.İslamla şereflendikten sonra 11.yy da Anadolunun kapıları boy boy bu millete açıldı .Biz başkaları gibi gelip geçici değildik.Bu coğrafyaya yurt edinmek için gelmiştik.Belki istikbalde İstanbulun Fethi neden olmasın.Bu uğurda köprüler kurduk,kervansaraylar inşa ettik,çeşmeler,camiler yaptırdık. Çünkü medeniyetin getirdiği şeylerdi .Dedik ya bu coğrafyada kalıcı olacağız.

Yıllar geçiyordu.Anadolu karışıyordu.Büyük Selçuklunun mirasçısı Anadolu Selçuklu devleti yıklıma sürecine girmişti. Oğuz boyuna ait Kayı aşiretide Ertuğrul Gazi liderliğinde Bitlis Ahlat’ta 8 sene kadar yerleşmişti.Kader bunları bir süre burada adeta demlendirdi.Sultan Aleaddin Keykubat, moğollarla olan mücadelesinde Kayı Aşiretin desteğini görünce bu aşirete yurtluk olarak söğüt-domaniçi verdi.O mu verdi ? Tabiki hayır.Kader icabıydı bu. Kader onlara yurtluk olarak Bizansın dibini değilde Anadoluda sıradan , kimselerden uzak bir yer verseydi ne olurdu acaba ? Ne olacağını söyleyeyim. Diğer Türk -Müslüman aşiretlerle kendi aralarında kavga eder ve zamanla tarihin tozlu sayfalarında yok olmaktan kendini alıkoyamazdı.Ama kader onlara burayı verdi ve dedi ki ,buradan yüksel,küfrün yanında yüksel ,istikbalin buradan geçiyor deyip aşirete adeta küfre meydan okumak için bir yol haritası çiziyordu.

Kader meçhuldür.

Kader ağlarını sarmaya devam ediyordu.Ertuğrul Gazi vefat eder ve yerine oğlu ve torunları kutsal davayı devam ettirebilmek için adeta sıralarını bekliyordu.Arkasından murad-ı ilahi eşine hiç rastlanmayacak bir şekilde ilk 10 padişahını dahi şeklinde bu millete sunmuştu.Hiçbir ana bilmezki doğacak çocuğum alim mi olacak zalim mi olacak.Allah bir milleti yüceltmek isterse analar Fatih doğurur,Yavuz doğurur.İşe yarayan insan çok  olur.Ama alçaltmak istersede işe yarayan adam yok denecek kadar azdır.Osmanlıdaki bu süreçte kaderin böyle bir tezahürüydü.

Bu milleti İslamla tanıştıran kader ,artık onlara islamın sancaktarlığını vermişti.Ve tabi dünyanın neresinde haksız yere zulüm gören,  işgal altında olan yerler varsa oralara ulaşmayı emretmişti.

Burada tabi şundan da bahsetmeden geçemeyeceğim.

Milli şef İsmet İnönü ,1945  yılında Rusların zulmünden kaçan Azeri vatandaşlarımızı Ruslara geri teslim etmiş ve adeta bu kıyıma ön ayak olmuştur.Azeriler o kadar yalvarmış yakarmış , bizi zaten öldürecekler bari siz öldürün demişlerdir.Ama İsmet paşa kulaklarını kapamış ve bu zulmü görmezden gelmiştir.Evet maalesef Türkiye Cumhuriyetini yönetiyorum adı altında bu denli yanlış isimler acımasızca politikalarda bulunmuşlardır.Ama bu genel havayı değiştiremez.Bu durum Kış mevsimindeki birkaç günlük yaz havasına benzer.Mevsimin seyrini değiştirmez.Çünkü bu kader icabıdır.

“Allah’ın izni olmadan bir yaprak dahi düşmez…”(En’am, 6/59)

Gelelim günümüze.

Kader ağlarını halen sarmaya devam etmektedir. Eğer bu dünyada iyilik , adalet , hoşgörü namına birşeyler olacaksa yine bu coğrafyadan olacak. Çünkü biz beyiniz. 150 – 200 senedir elimizi kolumuzu çektiğimiz ortadoğunun durumu ortada.Kudüs kaderi bizim kaderimizdir.Bağdatın kaderi , Şamın kaderi,Semerkantın kaderi ,hicazın kaderi bizim kaderimizdir.Bizi birbirimizden ayıramazlar.Bizler gönülden gönüle konuşan coğrafyalarız.Bizi birbirimizden ayırmak kimin haddine, bizim kardeşliğimize kastetmek kimin haddine.Burada biz fertlerede çok büyük sorumluluklar düşmektedir.Bizlerde sokaklarda , caddelerde Suriyeli vatandaşlara karşı hiç olmazsa ama hiç olmazsa tebessüm ile yaklaşmalıyız.Bu  bize biçilen bir roldür.

Türkiyemizin son yıllarda Halep’e , Somaliye,Pakistana,Endonazya’ya vs.yaptığı yardımlar yerli yerindedir.Çünkü oraların kaderi bizim kaderimizdir.Türk sancağının gölgesi çok büyüktür.

İstesenizde istemesenizde Tarih sizi oraya çağırıyor.Kaçamazsınız.Çünkü Türk vefalır,Türk beklenilendir.

Geleceğiz bekleyin.

Esen kalın,hoşçakalın …

Türk Beklenilendir.Türk Vefalıdır.

 


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

90
8 comments, 27 shares, 90 points

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir?

Şaşkın Şaşkın
5
Şaşkın
Duygusal Duygusal
6
Duygusal
Sevimli Sevimli
8
Sevimli
Tiksinç Tiksinç
3
Tiksinç
Berbat Berbat
4
Berbat
Muhteşem Muhteşem
9
Muhteşem
Komik Komik
5
Komik
İlginç İlginç
4
İlginç
Mutlu Mutlu
6
Mutlu
hate hate
6
hate
confused confused
4
confused
fail fail
2
fail
fun fun
1
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
5
love
lol lol
6
lol
win win
2
win

8 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Madem Türk beklenilendir madem tarih bizi çağırıyor o vakit davete icabet sünnetir.Bekleyin bizi ey dünya mazlumları geliyoruz Allah’ın inayetiyle