YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN


YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN
Batı’nın bize ezberlettiği tarihi öğrendiğimiz için birkaç farklı kitap okuduğumuz veya çeşitli vesilelerle ismine ve bilgisine güvendiğimiz  kişilerden gerçek tarihi duyduğumuz zaman bize garip geliyor. Bilinen ama saklanan gerçekler son yıllarda bu türden programların yaygınlaşmasıyla artık dile getiriliyor.Bir milletin bir inancın tarihi ancak bu kadar yanlış yazılabilir.

Durumun böyle olmasında elbette en büyük suçlu biziz. Maalesef kendi tarihimizi bilmediğimiz,öğrenmekte geç kaldığımız gibi bu tip eserleri millete anlatmakta da aciziz. İlmi olarak da güzel sanatlar aracılığıyla da anlatmak da çok geç kaldık. Geçmişimizin başarılarla dolu olduğunu, sayısız kahramanlar çıkarıp anlı şanlı devletler kurduğumuzu ve dünyaya yön veren bir millet olduğumuzu öğrenmemiz lazım.Çünkü geçmişini iyi bilenler ancak geleceğe sağlam adımlarla yürürler. Biz dünyaya kök salmış bir medeniyetin son temsilcileriyiz.

Batı dünyası yemez içmez Müslümanlar için her alanda oyun kurar. Batının bize dayattığı tarih  elbette batı dünyasının bilimle oyun oynamasından başka bir şey değildir. Dünyaya kendi yobaz tarihlerini anlatacak değiller ya!

Örneğin hiç size saçma gelmiyor mu koskoca bir kıtaya -Amerika- 1496 yılına kadar denizcilikle uğraşan o kadar medeniyet varken tesadüfen de olsa hiç gidilememiş olsun. Nitekim İspanya’da kurulan ve dünyanın en büyük ilim, kültür ve medeniyet merkezi olan Endülüs Emevi devleti tarafından Müslüman denizciler Küba’ya gittiler,yerleştiler. Oranın yeni bir yer olduğunu anladılar.Oralara bugün maalesef yerinde olmayan camiler yaptılar. Halbuki bize ne dayatmışlardı bu güne kadar? Cristof Colomb orayı ilk bulan kişi ama yeni bir yer olduğunu bilemedi Hindistan sandı Amerika kıtasını o öldükten sonra aynı yolu takip eden Americo Vespuçi oranın yeni bir kıta olduğunu anladı ve o kıtaya kendi adını verdi. Bu tamamen kültür emperyalizmidir. Bilindiği üzere 1496 Batı için çok önemli bir tarih. Onlar İstanbul’un fethini ortaçağı bitirip yeniçağı başlatan gelişme olarak görmezler. Onlar için Amerika’nın keşfidir çağları değiştiren.

Zaten işleri güçleri Müslüman dünyasının bulduklarını kendine yontması ve ona uygun bir hikaye uydurması, bize de bu hikayeyi dayatması ve bizi inandırması. Tıpkı Amerika’nın Ay’a çıkması yalanı gibi. 1969 da gittin de ondan sonra neden bir daha gidemedin 50 yıl önceki teknolojiyi bugün dünya elli bine katlamışken.

Daha da ilerisini söylüyorum. Abd’de yapılan kazılarda Üstünde kelime-i tevhid yazan endülüs paraları bulundu. Ay’a çıkmanın ilk planlarını yine Endülüs kütüphanerinde İspanyol ve Fransızların yaktığı yarısı yanmış eserlerde bulundu. Hatta ve hatta İmam-ı Azam 750-800 yıllarında bütün eserlerinde hep dünyanın yuvarlak olduğundan bahseder. Bize öğretilen ve dayatılan nedir? Galile dünya yuvarlaktır dedi sonra hapse atıldı. Gözlerine mil çekildi. Hapishanede öldü. Öylede acıtasyona bağlayarak olayı okadar akıcı bir şekilde anlatıyolar ki inanmasan dahi Galile’nin başına gelenlere acıyosun ve acıdığın için o hikayeye inanmak istiyosun. Cristof Colomb’un yoksulluk içinde ölmesi gibi.

Evliya Çelebi Seyahatname adlı eserinde bu konuda şöyle diyor:“Nasıl olur da Dünya’nın yuvarlak olduğunun ispatı batılı milletlere mal edilir. Hz.Süleyman Peygamber’e rüzgara hükmetme mucizesi verilmişti. Bir anda Belkıs’ın tahtını önüne getirtti. Süleyman Peygamber hiç mi rüzgarla birlikte hareket etmedi, bu dünya nereye kadar acaba demedi.” Daha neler var neler. Başlangıç meridyeninin Grinwich’ten önce İstanbul’dan geçtiğini ve Sultanahmet meydanında  bunun için bir taş dikildiğini ve o taşın bugün hala yine orada çevrili bir alanda durduğunu kaçımız biliyoruz acaba. Dünya’nın eksen eğikliğini, Matematik,Coğrafya ve Astronomideki bir çok terimi Müslümanlar buldu, Batılılar değil. İbn-i Sina’nın eserleri bile Batıda ders kitapları olarak Avicenna adıyla okutulur. Ali Kuşçu nerde kaldı Harezmi, Farabi,Biruni nerede kaldı. Yok yontma taş,Cilalı taş,insanoğlunun agulama, babıldama dönemi,yazı bulundu,ateş bilmem kaç yılında bulundu. Ne yani İlk insan ve peygamber Hz. Adem konuşamıyor muydu, hiç ateş yakmadı mı? Tarihi yazanlardan değil yaşayanlardan öğrenmek mümkün olsaydı keşke.

En acısı da maalesef son yıllarda bizim içimizden çıkan ve kendi tarihine düşman kişilerce yapılan filmlerdir. Özellikle ekranlardaki sözde tarihi dizilerinin tarihten, o zamanın kültüründen, ruhundan, yaşantısından ve karakterlerinden ne kadar uzak olduğunu üzülerek izliyoruz. Bu bir dizidir,senaryo vardır ancak tarihi dizilerin bir de misyonu vardır. Geçmişimizi gerçeğinden farklı göstermek her şeyden önce yalandır, iftiradır ve yeni yetişen nesiller üzerinde öyle bir bilinçaltı oluşturuyor ki bu durum belki de gerçekleri okuyup öğrensen dahi bunu bilinçaltından silip atmak mümkün olmuyor. Batı dünyası en küçük karakterlerini bile kahramanlaştırıp bize sunarken bizim şanlı tarihimizin içimizden birileri tarafından bilerek yanlış aksettirilmesi çok acı bir durumdur.

Mutlaka geçmişin geleceğimiz üzerindeki etkisi büyük. Sayfalar ne kadar karalanmış olursa olsun  hiçbir zaman silinmeyecek olan mirasımız vardır bizim ve bunu kimse değiştiremez. Yeterki biz ondan uzak kalmayalım, kendi tarihimizi kendimiz öğrenelim. İnsanların yalanı sakız yaptığı dönemde tarihin de yalan söylemesi olağan görüldüğü gibi yine bu yalanla yaşamaya devam etmek de olağan gösterilmiş toplumumuza. Malesef alıştırılmışız sorgulamadan kabul etmeye. Oysaki  bazı kesimlerde öyle bir aşağılık kompleksi var ki yapılanları sen yapmışsın, senin milletin destan yazmış, bildiğin her şey yalan denilse bile bütün öğrendiği Batı’nın bizim önümüze geçtiği 200 yıllık süre olduğu için dünya tarihini Batı dünyasından ibaret sanıyor. Her şeyi onlara yakıştırıyor.2000-3000 yıllık tarihini hiç bilmiyor,görmüyor.  Adamlar yaşanmamış tarihini o kadar güzel kendileri yapmış gibi anlatıyorlar ki yüzyıllardır tarihi onların dediği gibi biliyoruz.

Tanzimattan beri Batı dünyasının kuyruğuna takıldığımız artık yeter. Tarihimiz mutlaka yeniden yazılmalıdır. O zaman göreceğiz ki dünya tarihi de yeniden yazılması gerekecek.
Asıl derdin İslamiyet’le olduğunu bilmemiz gerekir.Yeter ki Müslüman ismi dünyanın hiçbir yerinde geçmesin.Müslümanlar ne anlar ilimden bilimden Her şey onların eseri.Bu kültür emperyalizmine dur demenin vakti çoktan gelmiştir.İşte o zamanbugün doğru bildiğimiz birçok konunun yalan, yalanların ise doğru olduğunu görebiliriz.Yeni nesil kendi tarihinizi kendiniz öğrenin, ders kitaplarına bağlı kalmayın. Daha neler gün yüzüne çıkacak neler. Sadece şu an için YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN diyebiliyorum.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

80
1 comment, 4 shares, 80 points

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir?

Şaşkın Şaşkın
5
Şaşkın
Duygusal Duygusal
4
Duygusal
Sevimli Sevimli
4
Sevimli
Tiksinç Tiksinç
3
Tiksinç
Berbat Berbat
2
Berbat
Muhteşem Muhteşem
0
Muhteşem
Komik Komik
6
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç
Mutlu Mutlu
6
Mutlu
hate hate
1
hate
confused confused
5
confused
fail fail
3
fail
fun fun
2
fun
geeky geeky
2
geeky
love love
6
love
lol lol
0
lol
win win
4
win

One Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Üstad Necip Fazıl’ın da dediği gibi ”Ufka bir bak yiğidim İnkılaba az kaldı”. Evet gerçek tarihi öğrenmemizin zamanı yavaş yavaş geliyor.